İlişkiler.İlişkiler!!! benim burada çözemediğim bir olgu.Şu anda Türkiye sınırları içerisinde yaşıyorum.Ama insan ilişkileri bana o kadar zor ve karmaşık geliyor ki anlatamam.Bazen gerçekten çok zorlanıyorum.Anlamayı bir yana bırakın kavrayamıyorum bile.Aslında bana göre en basit insanı bir olgu.Neden bu kadar karmaşıklar peki.Acaba hepimiz kendimizi gizliyormuyuz.Olduğumuz gibi davranmak ve/veya davrandığımız gibi olmak bu kadar zor mu?Neden herkes kendisini kanıtlama peşinde.Ben aslında böyle biri değilim ama iş ortamında böyleyim!!O aslında çok tatlı çok şeker birisidir ama ilk kez tanıştığı insanlara çok soğuk yaklaşır.Burada soğuk derken herhalde ilk tanışma esnasında ağızdan çıkan “merhaba benim adım ...” demek ve bütün gece boyunca Amerika’lıların tabiri ile “cool ” takılmak kasteliyor?Bana göre dolayısıyla hepimiz “cool”’uz ve yalnızız.Sırlarımız pek çok.Biz orada şöyle otururuz burada ise böyle.Sadece ve sadece bir iki kadeh attık mı.Vay anam bülbül kesiliriz.Hatta kendimize göre öyle savunmalar da hazırlamışız ki sorma gitsin.O çocuğu/kızı hiç beğenmedim çok zıpır .Orada da öyle davranılınır mı canım.Tüh tüh ne ayıp.Hiç “cool” değil.Bir de hanımı/beyi eski lise arkadaşlarıyla akşam biryerde görün ne “cool” ne “cool”.Eleştirdiği o kişiyi on defa katlayıp geçmiş.Kürsüde madalyayı hıçkırıklarla boynuna takmış.
Diyeceğim şudur ki yalan yaşıyoruz.Hepimizin hayalleri var.Umutları hedefleri v.s...Belki ait olduğumuz yerde değiliz,belki ait olduğumuz ailenin çocukları olmadığımızı düşünüyoruz belki... belki ...Ama sonucta bugün burada yaşıyoruz.Peki o zaman, burada yaşayıp orada olduğunu hayal etmek doğru mudur?Bence yanlış.Bu gün burada yaşıyorsak biz buyuz.Yarın orada olduğumuzda biz yine aynı olacağız.Değişen sadece mekan ve yaşımız olacak.
İki kişi bir çift oluşturuyorlar henüz toy bir ilişki.Başlangıcta herşey süper .Hatta iki kere süper herkes havalarda.Sebebi ise belli yaşadıkları zamanı yaşıyorlar.Hayalleri ve olmak istedikleri henüz kendilerinde saklı.Bakınız burada carpe diem ‘den bahsetmiyorum.Zamanla ilşkimiz gelişiyor serpiliyor.Bu sürede yavaş yavaş çift birbirini tanıyor.En azından tanıdıklarını düşünüyorlar ki bu da iyi birşey.Çünkü bazıları bunu dahi başaramıyor çünkü yaşamak istedikleri farklı diye karşı tarafta tonlarda kusur bulunuyor ve hayatı kısa da olsa kendilerine zehir ediyorlar.Dönelim mutlu çiftimize.Herşey hala süper.Yemekler,içkiler kimsenin kimseye birşey dediği yok.Derken ilişkide kalıcı adımlar atılmaya başlanıyor.Amanin oda ne :
-Bak bebeğim ben evlendiğimizde senin mini giymeni istemiyorum.
-İyi de daha dün giydim süper olmuş demiştin.
-Olsun evli kadın iken olmaz
Hoppala.Ne oldu peki o bizim sevimli,koruyucu erkeğimize.Galiba beyefendi evlenince başka biri olmayı ve karşısındaki bayanında başka biri olmasını beklliyor.İyide o zamana yaşananların yüzde kaçı doğruydu?
Genç çift yine de mutlu olmaya devam ederler.Güzel bir sabah deniz kenarında mis kokulu bir çayla süslenmiş nefis bir kahvaltı.
-Aşkım beni niye kıskanmıyorsun?
-(Afallamış erkek ) Nasıl yani?
-Ne bileyim işte beni hiç kıskanmadığını düşünüyorum
-İyide bebeğim hani sen benden ve kendinden emindin ve beni kızkanclık krizleriyle sıkboğaz etme ben “özgürlüğüme” düşkünüm demiştim.
-Ne alakası var şimdi bunun özgürlükle. “Seven insan kıskanırmış?” Arkadaşım öyle söyledi.
Belki bu ve buna benzer olaylar her ilişkide olmuyor.Ama benim gözlemlerim bu yönde. Bence biz herşeyden önce kendimize güvenmiyoruz.Dolayısıyla karşı tarafta birşeyler arıyoruz.Bir güvensizliktir almış başını gidiyor.Böylelikle aslında çok iyi çiftler ayrılıyor yada daha sonra bunu yapan ben değilim dedirten şeyler yapıyoruz.Kaybeden biz oluyoruz.Neden?Çünkü olduğumuzla olmak istediğimizi karıştırıyoruzda ondan.Belki de inandığımız ve yaşamak istediğimiz şeylerin ne olduğundan bile habersizis.
Hüseyin Bayram Hüseyin, 12 Ağustos 2005